Saatin Sembolizmi

Temmuz 06, 2009

Yarın ne olacak hiç bir fikrim yok ama ondan sonraki gün..

Dün aslında çoktan bugün oldu,uyuyup uyanmadığında takvimdeki bu değişimin farkına varmak biraz tuhaf bir duygu...Beklediğim gün artık bir adım ötemde ve evet,bu tamamen gerçek.

Yarın güzel bir gün olacak,tuhaf bir şekilde biliyorum...Sonrasını bilmesem de pek de ilgilemiyorum...

Özel günler ve haftaları tek tek tarıyorum zihnimde (hatırlayabildiğim kadarıyla) ve her birinde nerede,nasıl ve/veya kiminle olacağımı düşünüyorum...Hiç birine dair herhangi bir fikrim veya planım yok...Şubat 14/2010'a kadar...

Şu hem kadranlı hem de dijital saatlerden satın alacağım bir tane ve şubatın ondördüncü gününün ilk ışıkları penceremde kırıldığında o saati güzel bir hediye paketinin üstüne düştüğüm ufak notla ("Değişik bir zaman anlayışın olsa da iyi bir zaman anlayışın var.") birlikte Eros'a hediye edeceğim...

Ve sonra Eros'a saat hediye etmeme sebep olan hayat ateişimle,cennetimin tek anahtarıyla birlikte zamanın kısır bir döngüye kapılıp devamlı o günü tekrar etmesini dileyeceğim,sonsuza uzanan harika bir gün...

O süslü hediye paketi Eros'un dudaklarına küçücük bir tebessüm bırakacak biliyorum...Buna rağmen kendimi ona borçlu hissedeceğim hep;bu koskoca tebessümüme,bu boyutsuz mutluluğuma sebep olan insanla beni aynı kadraja aldı diye...